top of page

Yaramaz mı, Prenses mi? Brat ve Babygirl Dinamiklerini Anlamak

  • Yazarın fotoğrafı: Gerçek Kırmızı
    Gerçek Kırmızı
  • 9 Haz
  • 3 dakikada okunur

BDSM'de teslimiyetin tek bir rengi olduğunu sanan çok kişiyle karşılaştım. Sanki "sub" demek, sessizce başını eğip her söyleneni yapan biri demekmiş gibi. Oysa bu dünyanın en güzel yanı, teslim olmanın binlerce farklı şekli olması. Bazıları sessizdir, bazıları gürültülü; bazıları dizlerinin üzerinde, bazıları dilini çıkararak teslim olur.


Bugün, bana en çok sorulan iki dinamikten bahsetmek istiyorum: brat (yaramaz) sub ve babygirl / prenses–daddy ilişkisi. İkisi de derinden duygusal, ikisi de yanlış anlaşılmaya çok açık. Başlamadan önce net olayım: bu yazıdaki her şey, baştan sona, yetişkinler arasındaki rollerden ve oyunlardan ibarettir.


Brat: dövüşerek teslim olmak


Bazı sublar otoriteye kolay teslim olmaz. Tam tersine, onunla oynamayı sever. İşte buna "brat" deniyor yani yaramaz.


Bir brat, dominantına meydan okur: dilini çıkarır, kuralları kasten zorlar, "yapamazsın bana" der gözleriyle. Ama bunu gerçekten itaatsizlik için değil, bir oyun olarak yapar. Asıl istediği, karşısındakinin onu "ele geçirmesi", o direnci nazikçe ama kararlılıkla aşması. Brat için teslimiyet bir hediye değil, kazanılması gereken bir ödüldür. Ve bu kovalamacanın kendisi, oyunun en lezzetli kısmıdır.


Karşısındaki role çoğu zaman "brat tamer" (yaramaz terbiyecisi) denir. İyi bir brat tamer, bratını cezalandırmaktan keyif almaz; onun oyununu okumayı, ne zaman ciddi ne zaman oyun olduğunu ayırt etmeyi bilir. Çünkü buradaki incelik şudur: brat'in direnci bir performanstır, gerçek bir "hayır" değildir. İkisini karıştıran biri, oyunu da güveni de bozar.


Babygirl, prenses ve "daddy": korunma ve şımartılma


Bu dinamik ise bambaşka bir yere dokunuyor. Burada teslimiyet, savaşmakla değil, tamamen bırakmakla ilgili.


Hepimiz gün boyu bir zırh taşıyoruz: sorumluluklar, kararlar, güçlü görünme zorunluluğu. Bu dinamiğin kalbinde, o zırhı güvenle çıkarabilmek yatar. "Babygirl" ya da "prenses" rolündeki kişi, bir an için tüm o yükü bırakır; kararları, koruyup kollamayı, yön vermeyi güvendiği birine devreder. Karşılığında şımartılmayı, değer görmeyi, "ben buradayım, sana bir şey olmasına izin vermem" hissini alır.


"Daddy" rolü ise ki bu kelime burada ailevi bir anlam taşımaz, koruyucu ve yol gösterici bir dominant enerjiyi anlatır bu güvenli alanı kuran taraftır. İyi bir "daddy", otoriteyi sertlikle değil şefkatle kurar: sınır koyar ama korur, yönlendirir ama dinler. Bu ilişkinin özünde ceza değil, bakım vardır. Prensesini hem el üstünde tutan hem de gerektiğinde "şimdi beni dinleyeceksin" diyebilen bir denge.


Bu dinamiğin yetişkinler için çekiciliği, çocuklukla değil; koşulsuz kabul, güven ve bakım görme ihtiyacıyla ilgilidir. Hepimizin içinde, ara sıra hiçbir şeyin sorumluluğunu taşımadan sadece sevilmek isteyen bir yan var. Bu dinamik, o yana güvenli bir ev sunuyor.


Peki ya ikisi birden? "Bratty little"


Çok sevdiğim bir gerçek: insanlar kategorilere sığmaz. Birçok kişi hem şımartılmayı sever hem de yaramazlık yapmaktan keyif alır. Buna "bratty little" deniyor — yani hem prenses hem yaramaz.


Bu kişiler bir an dizinize kıvrılıp şımarır, bir sonraki an gözlerinde muziplikle kuralları zorlar. Bu çelişki değil, zenginliktir. Önemli olan, her iki yanın da partnerle açıkça konuşulmuş ve anlaşılmış olması.


Hepsinin altındaki tek zemin


Bu iki dinamik yüzeyde ne kadar farklı görünse de, ayakta durdukları zemin aynı:

İlk olarak rıza ve şartların konuşulması. Brat oyunu, "hayır" derken neyin oyun neyin gerçek sınır olduğunu önceden konuşmadan tehlikelidir. Babygirl dinamiği de aynı şekilde, ne kadar otorite devredildiğinin baştan netleşmesini ister.


İkincisi güven. İki dinamik de, kontrolü birine teslim etmeyi gerektirir — ister savaşarak, ister bırakarak. Bu da ancak zamanla, tutarlılıkla kazanılan derin bir güvenle mümkün olur.


Üçüncüsü aftercare. Yoğun bir oyundan sonra, özellikle de duygusal olarak bu kadar derine inen rollerde, sonrasında gelen bakım her şeydir. Bir prensesin oyundan sonra hâlâ değerli hissetmesi; bir bratın "kazandın ama yine de güvendesin" mesajını alması gerekir.


Son söz


Hangi role yakın hissettiğin önemli değil yaramaz, prenses, ikisi birden ya da bambaşka bir şey. Önemli olan, onu sana ait kıldığında dürüst olmandır. Bu roller bir kalıp değil, kendini ifade etmenin yollarıdır.


Eğer bu satırları okurken içinde bir şey "evet, işte bu" dediyse, acele etme. Önce kendinle, sonra güvendiğin biriyle konuş. Bu dünyada doğru rol, sana en çok kendin gibi hissettirendir. Gerisi sadece güven, sabır ve biraz oyun.


— Gerçek Kırmızı

Yorumlar


BDSM
Hikayemiz

Neden Buradasın?

Gerçek Kırmızı olarak bu siteyi, yıllar süren kişisel keşif yolculuğumda edindiğim deneyimi paylaşmak için kurdum. Türkiye'de çoğu zaman yanlış anlaşılan BDSM'i; güvenli, derin ve anlayışla ele alan bir alan sunmayı, yeni başlayanlara rehberlik etmeyi amaçlıyorum. Bu içerikler yalnızca yetişkinlere yöneliktir ve eğitim amaçlıdır; tıbbi, hukuki veya psikolojik tavsiye yerine geçmez. Tüm pratikler reşit, ayık ve özgür iradeyle rıza gösteren yetişkinler arasındadır.

bottom of page